14/6/2007 - υzαкℓαяι özℓємιşιм

Rüzgarlarim var simdi bilmedigim...
uzak ve sert esen.üsümeyi özlemisim
balkona çikip biraz olsunn titremeyi,
uzaklari izlemeyi... daginik bir yatak,
disari tasan dolabimdaki kiyafetler,
sigisma savasinda çekmecelerimdeki esyalar.
özgür biraktim hepsini...
pikemi artik sicak battaniyemle aldatiyorum
çünkü üsüyorum.yarim kalan bardaktaki su,
son okunma tarihi geçmis gazeteler,
kendine küsen kitaplar, çizikleri her
geçen gün artan cdler, kokularini yitirmis tütsüler,
yakmadigim mumlar, özelligini kaybetmis kasetler,
sayfalari burusmaya yüz tutmus bir defter,
tükenmez adi altinda bir
kalem ne var ki o da tükenmis(ne tükenmiyor ki),
belki bir gün yazar en gerekli bir anda,duruyor o da bir yerde..hersey heryerde...
tüm mal varligini sayan hacizciler gibi hissettim bi an kendimi dagilmislikta yasanmislik vardir ya her zaman o yasanmisliktayim simdi sessiz sedasiz...
kayboluyorum gecenin içinde bi kez daha.eylülün ortasina dogru.saatler arsiz ihanet ediyorum geçmise her saniye..unutarak...
kahvem...o kekremsi tat...
uykumu çaldi yine en derininde, görülmemis düsler koleksiyonuma bir yenisi daha ekleniyor bu gece...
bosluga bakiyor pencerem...
bosluk pencereme gülümsüyor,
hafifçe içeri giriyor rüzgar...
bana dokunuyor ...
uzaklari özlüyorum o zaman ve kaybolmayi...
|
|
Bağlantı
|
14/6/2007 - иє∂єи мι ѕєи

Nedenini anlatamam…
Sözüm anlaşılmaz…
Umutsuzum… Tatlı söz istersin…
Yalnız mısın? Hep kal derken giden sen oldun…
Neden mi sen? Sen olduğun için sen…
Benim gözyaşlarımı silip öpen…
İlktin! Son olacaksın. Dertlerimi dinleyip, geçer elbet üzülme dediğin için; beni sevip bana katlandığın için… Sözler tükenir varlığının vermiş olduğu güç karşısında…
Gözlerim dolar, ellerim titrer gözlerine baktığım anda. Rüyalarıma girdin merak ettim. Yazdım sordum halini, yine beni cevapsız bıraktığın için…
Beni dinleyip inanmadığın için…
Yanımdaymış gibi görünmene rağmen, ardına bakmadan gittiğin için…
Hep yalnızlığımı hayallerinle süslememe olanak tanıdığın için…
Hep yalnızlığımı hayallerinle süslememe olanak tanıdığın için…
Belki de bana güvenmediğin için… Sevdiğin halde kendini ateşe attığın için… Eminim ki yine benim yüzümden inadına ellere gideceğin için… Yokluğunu taşıyamayıp ağladığım için… Senin için yazılar, şarkılar yazıyorum; bütün heyecanınla okuduğun için… Gözlerinin dolup taşmasına izin verdiğin için… Beni sevdiğini içinden de olsa haykırdığın için… Yaralı yüreğim sarılıyor yavaş yavaş… Mazim olduğun için…
Geleceğime yön olduğun için… Beni güçlü kıldığın, akıllandırdığın için. Kimse beni dinlemezdi, oturup benimle ağlamazdı, haklısın bebeğim, üzülme... Demezdi. Hep yol gösterdin, belki de hatalarımı görmeme yardımcı olan sen oldun... Bunları yaptığın için. Seni özlediğim, ölümüne sevip halen beklediğim için… Yollarıma çıkmadığın için. ‘’Git artık! Seni sevmiyorum, seni istemiyorum, yüzünü görmek istemiyorum’’ dediğin için… İşte bu yüzden sen
|
|
Bağlantı
|
14/6/2007 - αуяιℓιк özℓєм мι

Yolculuklar ayrılıkların habercisidir. Biri geride kalır giden için, biri de artık uzaktadır kalan için. Yolların ayrıldığı vakitte sallanır eller, bazen de sallanmaz ağlanır dönüşü olmayan yolculara. Hep biri gider, biri kalır geride. Bu kadar acıdır da neden ayrılır insan? Acı çekmek için değildir elbet. Mecburdur, daha iyisi için ayrılır, herşey daha iyi olacaktır. Yolculuk ayrılıklarla birleşip iyiyi, daha iyiyi getirecektir…
Hep bu ümitle çıkılan, kötülükleri iyileştirip, sevgileri pekiştiren yolculuklar çok nadiren mutluluk getirmiştir insanoğluna. Çünkü hep bir parça geride kalır… Özlem bastırır sonra. Sonra özlemler alışıldık olur günlük hayatta. Özlemlerin monotonlaştığı bu anlarda aslında yeni sevgiler, yolculuklarla ayrılacak yeni bağlar kurulur. Onlar da bir gün tadacaktır ayrılığın acısını ama bilmezler. Hayattır bu, en iyi oyunlarına alet eder insanı tekrar tekrar; devam eder… Yine bir yolculuk, yine bir ayrılık vaktidir; demir alınır limandan yeni ufuklara… Geride kalanlar özlenir, gelecekler ümitle beklenir…
Ayrılık bu, söyle sende farklı mı zaman? Aynı soğuk, aynı hazan. Bugün orada da cumartesi mi? Sen de beni benim kadar özledin mi?
|
|
Bağlantı
|
14/6/2007 - нαуαℓℓєяιм νє вєи

İçimi kemiren bir duygu var... Sebebini bilmediğim bir yalnızlık duygusu,sebebini bilmediğim bir huzursuzluk...Önceden sadece geceleri ağlardım,artık gündüzde ağlıyorum.Eskiden sadece kendime kızardım,şimdi herşeye kızıyorum.
Farkında olmasamda büyüyorum.Uzaklara olan özlemimde benimle birlikte.Bir "uzak" sevdasıdır tutturmuşum.Neden,niçin,niye? diye sormadan..
Hayata devam ediyorum.Hiç bir tat,hiçbir lezzet almadan... Etrafıma bakıyorum,zaman çok çabuk geçmiş.Dünün çocukları artık bugünün gençleri. Eskiye oranla daha çok insan tanıyorum,ama eskiye oranla daha yalnızım.Demek ki diyorum önemli olan çok değilmiş,önemli olan "ASIL OLAN" mış...
Yoldayım henüz,eve gidiyorum.Kafamı kaldırıp şehre daldığımda bir kalabalık görüyorum.Her zamanki İSTANBUL... Bu kalabalık arasında ben yalnızım.Uzakta çok uzakta beni anlayan birisi var aslında,ama dedim ya çok uzakta... Yıldızlar bu gece küsmüş İstanbul'a.Gökyüzünün o lacivertini örtü yapmışlar kendilerine.Belkide onların içindeki ışıkta sönmüştür.Tıpkı benim gibi..Tıpkı benim ışığım gibi...
Hafızamı yokluyorum.Kimler vardı hayatımda,kimlerdi hiç ayrılmayacağım arkadaşlarım?Kimlerdi unutamadıklarım?Hani neredeler?Hayatımın neresindeler? Hayallerim, vazgeçilmezlerim...Sizlerdemi terkettiniz beni,sizdemi vazgeçtiniz benden?Yoksa benmi vazgeçtim sizden???
Neredesiniz hayallerim,hayatımın neredesindesiniz?Yada siz varsınızda benmi yokum?Cevap verin bana... Bir çığlık atıyorum gecenin karanlığında,geri dönmüyor bana.Boşlukta kaybolup yitiyor. Bir bakış atıyorum şehre,gözlerim aradığını bulamıyor...
|
|
Bağlantı
|
14/6/2007 - ѕιм∂ι вυя∂α ∂єğιℓѕιи

Şimdi burda değilsin.... Ama beni duyuyosun...biliyorum... Kapat gözlerini benim için ve dinle n'olur... Bak yoksun... Bunun anlamını biliyomusunn.... Yokluğun Yüreğimmdeki bu yıldızsız, Bu dipsiz, karanlık gece... Yokluğun, odamın duvarlarına astığım suretlerine bakarken, Unuttuğum dalgın gözlerim.... Yokluğun yastığımda bıraktığın bu kimsesiz saç telleri... Sırf kalemini değdirdiğin için atmaya kıyamadığım bu kağıtlar... Her an gözümün önünde sakladığım mektupların, Peçetelere yazdığın şiirlerin, Hediyelerini sardığın paket kağıtların... Sen gidince, Hala sen kokuyodur, diye üzerime giydiğim Ve derinn derinn Soluduğumm giysilerin.... Bu yarı deli... Bu hayattan kopuk ruhum... Kapat gözlerini ve bana baak.... Ben ne diye varsa gördüğün, işte o senin yokluğun.... Söyle.! Sana neyi anlatayımm... Sabaha karşı çalan telefonumun ucunda, N'luuur bana hayattan kötü davranma diyen...sayıklayan.. O kırgın, o kendine çarpan sesini mi..! !
|
|
Bağlantı
|
14/6/2007 - нαуαтα νє αѕкα ∂αιя

Hep aynı ayrılıklar.. Her aşk kendine göre aşk ama her ayrılık aynı.. Her ayrılık gözyaşı , her ayrılık pişmanlık dolu..
O kapıdan çıkarken, gözlerinden ateş saçarken, gözün sevdiğini görmezken, Ne kadar da cesursun değil mi? Peki, sağ adımını attıktan, peşinden de sol adımı sürüklediğinde, ne oluyor? Neden içine bir kor düşüyor?
Midenden gelen ateş topu, ta gözlerine, oradan gözyaşlarına ve tuzu ile dudaklarına varıyor.
Hiç düşündün mü neden her ayrılık haklı? Neden hepsi içinde haksız?
Geçer..
|
|
Bağlantı
|
14/6/2007 - αуяιℓιgιи ιℓαиι

Ayrılığın ilanı
Gidiyor musun diye sorma bana. Gönderen sensin. Ne terk etmeyi istedim seni, Ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi. Senin kadar öfkeliyim ben de. Senin kadar endişeli...
Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana Ama inandıramadım seni. Sen, sorgularken beni kafanda Ben, gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla. Bir tek sözün bağlardı beni sana, Oysa sen hep susmanın koynunda.
Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku, Teslim alır bedenleri de. Sütten çıkmış ak kaşık değildim Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza. O dünya ki bazen minicik bir odada Bazen kentin ortasında şekillendi. Nasıl da güzeldi... Zaten varsın diye her şey güzeldi ama Sen buna inanmadın. Ah bu sorular...
Yaşamak varken sevdayı delice, Niye boğarız sorularla? Nasıl ikna edebilirdim seni? Ben, aşk dedikçe sen, dur dedin. Ben, seninleyim dedikçe Sen, hayır dedin. Zaten az konuşan sen Olumsuz ne kadar sözcük varsa Bulup çıkardın ortaya. Bense hiç bir şey diyemedim.
Ne kadar zarar vermişim sana meğer. Nasıl değiştirmişim seni. Oysa hiç böyle düşünmemiştim. Kimseye zarar vermek istemem ben. Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem. Ama öyle oldu işte. Demek ki; gitmelerin zamanı şimdi.
Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı. Ne sevişmelerimiz kalır aklında, ne sevda sözlerimiz. Rahat değilim diyordun ya, rahat ol artık. Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı. Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan.
Biliyor musun bir tanem! Gidişim yürekten değil, zorunluluktan. Sanma ki, bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım. Sanma ki, benden sakladığın gülüşleri yalancı yüzlerde ararım. Seni de götürürüm yüreğimde. Her zaman yokluğunu taşırım.
Bulup, bulup kaybettim seni bebeğim. Ne yazık ki, tozduman edemedim kuşkularını. Ne yazık ki, kalamadın bana. Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde. Kokladıkça; bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın.
MEHMET ÇOŞKUNDENİZ
|
|
Bağlantı
|
|
|